Hangi Bitki Damarları Temizler? Bir Hikaye Üzerine Düşüncelerim
İlkbaharın o taze kokusu var ya, hani insanı derinden içine çeker; taze çimenler, yeni filizlenmiş ağaçlar… İşte o sabah, ben de dışarıda bir yürüyüş yapıyordum. Kayseri’nin o serin sabahlarından biriydi. Bütün kasaba uyanmamıştı daha, caddeler boştu. Ama ben, içimde bir şeyler vardı, bir sıkıntı, bir korku… İçimi saran bir belirsizlik. Kendimi kaybetmiş gibi hissettiğim bir dönemdi, sanırım her şeyin üst üste gelmesinin etkisiyle. Birçok gün olduğu gibi, o sabah da damarlarımda bir ağırlık vardı, sanki bir şeyler takılmıştı, tıkanmıştı ve ben bunun farkına bile varamıyordum.
Bir an aklıma, geçen gün sohbet ettiğim Yağmur geldi. O, her zaman bana doğanın gücünden bahsederdi, bitkilerin mucizelerinden. “Hangi bitki damarları temizler?” demişti bir gün, bir arkadaşına anlatırken. O an ne kadar komik gelmişti, gerçekten? Ama şimdi, o sabahın içine adım atarken, bu soruyu kendime sormaya başladım. “Hangi bitki damarları temizler?” Hem bedenim, hem de ruhum tıkalıydı. Yağmur’un dediği bitkiler ne olabilir, diye düşündüm.
O Yürüyüş: Duygularım ve Hafif Bir Üzüntü
Havanın serinliği, omuzlarıma bastırıyor gibi hissediyordum. Adımlarım, her zaman olduğu gibi biraz ağırdı. İçimden bir ses, “Her şey yoluna girecek,” diyordu ama bir yanda da o his vardı, belki de hayatımın son birkaç ayındaki yoğunluktan ötürü. Her şey karmaşıktı, ilişkiler, işler, geleceğe dair kaygılar… Sanki her şey boğuluyor, tıkanıyordu. Hızla yürürken, aklımdan çıkmayan o soruya geri döndüm: “Hangi bitki damarları temizler?”
Ağır ağır soluk alırken, birden aklıma oturduğum apartmanın bahçesindeki kuytu köşe geldi. Orada, Yağmur’un bana küçük bir fidan hediye ettiği bir alan vardı. O fidan, zeytin ağacıydı. Yağmur demişti ki: “Zeytin, hem bedene hem ruha şifa verir. Hem damarları temizler, hem de eski yaraları sarar.” O an hatırladım ki, Yağmur bana hayatımda ilk kez doğal yollarla iyileşmenin ne kadar etkili olabileceğini anlatmıştı. Zeytin ağacının her bir yaprağında bu şifanın olduğunu hissetmiştim, ama o zamanlar anlamamıştım.
Biraz daha hızlandım. Kadim bir çınarın yanından geçerken bir yudum nefes aldım. Her bir yaprağı dalgalanırken, içinde büyüyen güçlü köklerin ne kadar sağlam olduğunu düşündüm. Tıpkı zeytin gibi, bu çınar da kendi yolunda dimdik ayakta kalıyordu. Belki de gerçekten bitkiler, insan ruhunun da damarlarını temizliyordu, dedim içimden.
Bir Fidanın Hikayesi: Zeytin ve Damarlar
Evet, belki de sorunun cevabı o kadar basitti. Yağmur’un bana hediye ettiği zeytin fidanı, tıpkı damarlarımda biriken o kötü duyguları temizlemek gibi bir işlev görebilir miydi? Her gün ağrılarla uyandığımda, bedenim ve ruhum arasındaki bağı yeniden kurmam gerekmiyor muydu? Bir zamanlar annem bana, zeytin yaprağının kalp sağlığına faydalı olduğunu anlatmıştı. O kadar inandırıcıydı ki! Bu, sadece fiziksel bir temizlik değil, ruhsal bir şifa da olabilirdi.
İçimdeki karamsarlığı biraz olsun atabilmek, damarlarımdaki o tıkanmışlığı açabilmek için aslında bir şeyler yapabilirdim. Zeytin ağacını düşünmek bile içimde bir umut yarattı. Şu an bile o ağacın yapraklarına dokunurken, vücudumun ve zihnimin birbirine ne kadar ihtiyacı olduğunu fark ediyorum.
Bedenim çok şey yaşamıştı, bir sürü yanlış, bir sürü hayal kırıklığı ve belki de biriktirdiğim o eski yaralar vardı. Ama bir şekilde, bu tıkanıklıklar gitmeliydi. Damarlarımın daha serbest, daha sağlıklı olabilmesi için bir şeyler yapmalıydım. O yüzden, zeytin ağacını düşündükçe kalbimde bir umut büyüdü.
Zeytin, Bedenim ve Ruhum: Doğal Şifa
Evet, belki de doğru bitkiyi arıyordum. “Hangi bitki damarları temizler?” sorusunun cevabı basitti: Zeytin. Bu bitki, hem bedenimizi hem de ruhumuzu arındıran bir güç taşıyor. Gözlerimi kapatıp, derin bir nefes aldım. İçimde bir şeyler değişmeye başlamıştı, tıpkı zeytinin sakinleştirici etkisi gibi. Yağmur’un bana bahsettiği bu mucizevi bitki, bana ne kadar doğru bir zamanlama ile gelmişti!
Sadece damarlarımı değil, ruhumu da temizlemeye başlamıştım. İçimdeki hayal kırıklıkları, kaygılar ve belirsizlikler yerini, taze bir umutla dolduruyordu. Zeytin, yalnızca bedenime değil, duygusal yaralarıma da şifa veriyordu. Bir adım daha attım, yavaşça ama güvenle. Zeytin ağacı, bana yalnızca damarlarımı değil, aynı zamanda içimdeki karanlıkları da temizlememi hatırlatmıştı.
Sonuç: Temizlenmiş Damarlar, Temizlenmiş Ruh
Yürüyüşüm bitip eve döndüğümde, içimdeki değişimi daha derinden hissettim. Sanki her adımda biraz daha rahatladım, biraz daha özgürleştim. Zeytin, bana sadece bedensel değil, aynı zamanda ruhsal bir temizlik de sunmuştu. O sabah, kendimi gerçekten yeniden doğmuş gibi hissettim. Bedenimdeki tüm sıkıntılar, damarlarımdaki o gerginlik yavaşça kaybolmuştu.
Her bir zeytin dalı, bana hayatın ne kadar basit ama bir o kadar da güçlü olduğunu hatırlatıyordu. O sabah, hangi bitkinin damarları temizlediği sorusunun cevabını bulmuştum: Zeytin, hem doğanın hem de kalbin temizliğini simgeliyordu.