Facebook’ta Paylaştıklarımı Nasıl Görürüm? – Aklıma Gelenler ve Gerçekler
Şimdi, bir arkadaşım geçtiğimiz gün bana dedi ki: “Ben bir şey paylaştım ama kimse görmemiş galiba.” Cevap verdim: “Ya zaten herkesin o kadar zaman yok, sana da mı bakmadılar?” Kendi kendime düşündüm, “Neyse, belki de ben de o kadar dikkat etmemişimdir.” Ama bir anda Facebook’taki paylaşımlarımın nasıl göründüğüne dair bir merak sardı. Gerçekten, Facebook’ta paylaştıklarımı nasıl görürüm? Bunu merak etmemek elde değil. Bu yazıyı yazmaya başladım çünkü, hepimizin kafasında en az bir kere şu sorular belirmiştir: “Acaba sadece ben mi görebiliyorum? Ya başkaları nasıl görüyor? Kimse mi bakmadı?” Hadi gelin, bu yazıda bunları derinlemesine inceleyelim.
Facebook’ta Paylaştığım Gönderileri Kendi Görebilme Şansım Var Mı?
Şimdi, her şeyden önce, bir insan Facebook’ta bir şeyler paylaştığında, çoğu zaman en çok dikkat ettiği şey, kimlerin gördüğü. Paylaşmanın amacı, “Herkes görsün” değil mi? Yani, yoksa ne diye paylaşıyoruz ki? Hatta bazen öyle anlar oluyor ki, “Herkese açık” yapmaktan biraz çekiniyoruz. Bunu biraz daha açmak gerekirse; Facebook’ta bir gönderi paylaştığınızda, o gönderi ilk etapta sizin profilinizde, paylaştığınız zaman diliminde görünüyor. Ama kimler görmüş? Kimler yok? İki farklı senaryo var: Ya herkes görüyor ya da sadece siz görüyorsunuz. Ama sonra fark ediyorum ki, bir “gizlilik” meselesi var.
1. Gizlilik Ayarları: Kimler Görebilir?
Facebook’ta paylaştığınız bir gönderi, aslında kimlerin görebileceğini siz ayarlıyorsunuz. Yani, “Herkese açık” dediniz mi, herkes görür. Hatta bazen çok özel bir şeyi paylaşmak istiyorsunuz, “Arkadaşlarım sadece” diyorsunuz, ama biraz unutkan biriyseniz, “Herkese açık” kalmış olabilir. Sonra bir bakıyorsunuz, eski sevgiliniz, eski iş arkadaşınız, hatta tanımadığınız bir sürü insan postu beğenmiş. O an, “Hadi ya! Ne zaman bunları görmeye başladılar?” diye düşünüyorsunuz. Aslında paylaşımlarınız herkesin, dünyanın görebileceği bir şey haline gelmiş oluyor. Burada esas mesele, gizlilik ayarları. Kimileri buna çok dikkat eder, kimileri ise “Ne olacak ki, herkes görsün, ben de eğleniyorum” der.
2. Paylaşım Türleri: Kim Neye Bakar?
Bir şeyi paylaşıp, “Kimse görmedi” diye üzülmek çok acayip bir durum. Zaten, bazen benim de başıma geliyor. Hani, bir fotoğraf paylaşıyorsunuz, yazıyorsunuz: “Bu akşam çok güzel bir akşam yemeği yedim!” Bekliyorsunuz, herkesin beğenmesini, yorum yapmasını. Ama 5 kişi beğeniyor, 2 kişi yorum yazıyor. “Aha, demek sadece ben beğeniyorum” diye düşünüyorsunuz. Ama sonra fark ediyorsunuz ki, aslında kimse sizin gibi sıkı bir Facebook kullanıcısı değil! Yani, biraz gerçekçi olmalıyız, insanlar bazen sosyal medya üzerinden beğenmekle yetiniyorlar. Paylaştıklarınızı gören kişi, “Aman, beğeneyim, geçeyim” diyor. Özellikle benim gibi ofiste çalışan bir insan için, sosyal medya bir kaç saniyelik eğlence kaynağı olabiliyor. Yani, bazen insanlar gülümsemekle yetiniyorlar ve o kadar.
Facebook’ta Paylaşımlarımı Kimler Görüyor?
Bir arkadaşım geçenlerde “Paylaşımımı kim gördü?” diye bana sordu. Ben de şaşkın bir şekilde ona bakarken, aklımdan şöyle geçirdim: “Kimse görmediyse, gerçekten çok üzülürüm” dedim. Bunu herkes en az bir kez düşünmüştür. Yani, Facebook’ta paylaştıklarımı kimler görür? Aslında cevap şu: Facebook’un algoritmaları, etkileşime girdiğiniz insanları, paylaşımlarınızı görme konusunda öne çıkarır. Yani, sürekli beğeniler ve yorumlar aldığınız kişiler, paylaşımlarınızı daha çok görür. Biraz içerik bağımlısı oluyorsunuz, ama normal değil mi? Eğer “Paylaşımımda kimse yok” diyorsanız, belki de bu, etkileşim eksikliğinden kaynaklanıyordur.
3. Kendi Profilimde Görme Seçeneği: Sadece Ben Mi Görebilirim?
Facebook’ta paylaşımlarınızda kimlerin görebileceği bir sır. Ama bir de kendi profilinizde gördüğünüz şeyler var. Bazen kendi profilime bakıyorum, “Aa, bu yazıyı gerçekten ben mi paylaştım?” diye düşünmeden edemiyorum. Kendime şunu soruyorum: “Neden sürekli eski paylaşımlara göz atıyorum ki?” Ama işte, bu da hepimizin yaptığı bir şey. Paylaşımlarınızı sadece siz görmüyorsunuz, aynı zamanda geçmişi de hatırlıyorsunuz. Ve bazen bakıyorsunuz, o eski paylaşımda kullandığınız fotoğrafı hala görünce, “Ne kadar çok değişmişim!” diyorsunuz. Ama sonuçta, Facebook’ta paylaşımlarınızın arşivine de göz atabilirsiniz. Yani, Facebook’ta paylaştıklarımı nasıl görürüm diye merak ediyorsanız, profilinizdeki geçmiş gönderilere göz atarak her şeyi görebilirsiniz. Arşiv özelliği çok faydalı. Artık bir şey paylaştığınızda, o paylaşım kaybolmaz, hani kaybolsa bile geri getirebilirsiniz. Ama öyle paylaşım yaparken bir anda başkalarının görmesini istemiyorsanız, hemen gizliliğinizi ayarlamanız lazım.
Sosyal Medyanın Bizi Etkileme Yolları
Sosyal medyada bir şeyler paylaşırken bazen yalnızca dikkat çekmek istemekle sınırlı kalıyoruz. Bir yanda “Kimler ne yazmış?” diye sürekli kontrol ederken, bir yanda “Hadi ya, hiç kimse bakmadı” diye üzülüyoruz. Ama bunlar aslında hepimizin yaşadığı şeyler. Sosyal medyanın bir parçası olmak demek, bazen biraz daha göz önünde olma çabası demek. Öte yandan, gizliliğimizin olması gerektiği gibi korunması da bir sosyal medya haklılığı. Çünkü bir şey paylaştıysak, o an o şeyin “sahibi”yiz. Ama bazen düşünmeden de olsa paylaşımlarımız başkalarının dikkatini çekebiliyor. Öyle bir an gelir ki, “Benim paylaştıklarım, belki de o kadar önemli değil” diyorsunuz, ama yine de birilerinin beğenmesini bekliyorsunuz. Hayatın o küçük karmaşasında kayboluyorsunuz.
Sonuç: Paylaşımlarınızda Kimlerin Olduğunu Biliyor Musunuz?
Facebook’ta paylaştığınız her şey, bazen küçük birer anı gibi kalır. Bazen kimse fark etmez, bazen ise çok kişi görür. Ama önemli olan şey, aslında sizlerin nasıl paylaşımlar yaptığınız ve o anı ne şekilde anlamlandırdığınızdır. Bu yazıda, Facebook’ta paylaştıklarımı nasıl görürüm sorusuna odaklandık. Ama sosyal medya o kadar geniş bir dünya ki, her şey bazen geçici. Bir paylaşım, ne kadar önemli görünüyor olsa da, bazen sadece bir anlık eğlenceye dönüşebilir. Yani, paylaşımlarınız her zaman sizin dünyanızı yansıtır. Önemli olan, içtenlikle paylaşmak ve bazen de insanların bakışlarından fazlasını beklememek.